ALTIN 271,20
DOLAR 5,7454
EURO 6,3525
BIST 105.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Rize 22°C
Parçalı Bulutlu

EVLERİMİZ

Yok olan tarihimiz Serender (Nayla)

 

Karadeniz bölgesindeki dağ yamaçlarında parça parça dağılmış ev toplulukları sıklıkla görülür. Serender(Nayla), genellikle evlerin yanında bir tahıl ambarı işlevi görür.

 

Serender(Nayla), genellikle Orta ve Doğu Karadenize özgü, kırsal yörelerde görülen mimari bir yapıdır. Yapı, dört direk üzerine oturtulmuş bir tür odadır. Mutlaka evin dışında bulunur, kesinlikle ev ile serender(Nayla) arasında herhangi bir geçit, köprü bulunmaz. Yerden yüksekliği yaklaşık 5-7 metredir. Genellikle kare şeklinde tasarlanmıştır. Serenderin(Naylaların) bölgede yüzyılı aşkın süredir kullanıldığı tahmin edilmektedir. Yapımında ahşap dışında herhangi bir malzeme kullanılmamaktadır. Yapının üstü sac veya “harduma” adı verilen yassı olarak yontulmuş ya da kesilmiş tahtalarla örtülerek su geçirmesi engellenir.  Ancak yan taraflarında 20-30 cm. boyunda, bir buçuk iki santim genişliğinde ızgaralar bulunur. Bu ızgaraların yapılma amacı serenderin (Naylaların) içerisine hava döngüsü oluşturmaktır. Genellikle yiyeceklerin saklanması ve mısır kurutma işleminin gerçekleştirilmesi için kullanılmak maksadıyla yapılmışlardır. Yerden yüksek olması ürünlerin haşerelerden ve yaban hayvanlarından korunmasını sağlar. Yapıya seyyar bir merdiven ile çıkılır ve inilir. Bu direklerin yukarı kısmına teneke çakılarak kaplanması veya tahtadan dört tekerlek konulması vasıtasıyla yapıya fare ve çeşitli böceklerin ulaşması engellenir.

Eski tip serenderlerde, bilhassa eski köklü ailelerin serenderlerinde ince ahşap işçiliğinin güzel örnekleri göze çarpar. Eski tip serenderlerin yapımı artık gerçekleştirilmemekle birlikte, bölgenin turistik hale gelmesiyle serendere benzer, yerden yüksek odalar yapılmış ve turistlere yönelik, temalı konaklama işletmelerinin ürünleri sunulmaya başlanmıştır.

 

Paha biçilemiyor…      

Sabah Gazetesinde yayınlanan bir haberde şu serender ile ilgili şu konulara yer veriliyor.

Tarihi serender ve ambarlar, Karadeniz köylerinden ucuza alınıp, yurtdışında metre küpü 100 bin liradan satılıyor. 900 yıllık bile ambarlar olduğunun tespit eden yetkililer, kültür varlıklarını korumak için harekete geçti.

Karadeniz bölgesinin simgesi, geçmişte tahıllarla yiyeceklerin saklandığı ambarlar ve serenderler yurtdışına çıkarılıyor. 2010’da Kapıkule Sınır Kapısı’nda yapılan aramada 40 tane işlemeli ambar kapısının yurtdışına kaçırılırken yakalandığını açıklayan Samsun’un Ladik ilçesinin Kaymakamı Kadir Perçi, içlerinde yaklaşık 900 yıllık bile ambarlar olduğunun tespit edildiğini söylüyor: “Bu serender ve ambarların çok eski bir tarihi var. Şu an bizim elimizde, yurtdışına çıkarılmadan tespit ettiğimiz 22 çeşit ambar bulunuyor. Tüm bölgede kaç tane daha bu şekilde serender ve ambar olduğunun tespit çalışmalarını yapıyoruz.

Amacımız hepsini kayıt altına almak. Bunların kaç yıllık tarihi olduğunu öğrenmek için parçalarını Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na gönderdik. Burada yapılan karbon 14 testi sonucunda ise içlerinde yaklaşık 800 ila 900 yıllık ambarlar olduğu tespit edildi. Tüm Karadeniz bölgesini gezip, bu tarihi serenderleri ve ambarları çok komik paralara köylülerin ellerinden alıp, yurtdışında çok büyük paralara satıyorlar.

Bu işin ciddi anlamda ticaretini yapanlar var. İçlerinde devlet adamları ve işadamları dahi bulunuyor. Bu ahşap yapılar, yıllar boyunca hiç bozulmadan kaldıkları için bunu alan insanlar, kendilerine ya makam odası yapıyor ya da mobilya olarak kullanıyor. Ultra lüks oteller ise saunalarında bu ahşapları kullanıyor. Etnografik eserler dışarı çıkarılabilir. Sadece arkeolojik eserlerin dışarı kaçırılması yasaktır. Ancak bu ambarlar da bizim çok önemli tarihi eserlerimiz.”

 

KÖYLÜLER SOBADA YAKIYOR

Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki işlemeli ambar kapılarının yakalanışına kadar böyle bir ticaretin yapıldığını bilmediklerini de kaydeden Kaymakam Perçi “Bu ambarlar ve serenderler kullanılmadığı ve çürümeye yüz tutuğu için köylüler ya sobada yakıyor ya da böyle komik paralara satıyor. Oysa 1000 liraya sattıkları bu serender ve ambarlar, yurtdışındaki alıcılarına metre küpü 100 bin liradan satılıyor. Bu serender ve ambarların en önemli olanı ise üzeri işlemeli olanlar. Onlara paha biçilemiyor,” diyor.

 

YÜZLERCESİ KAÇIRILDI

Serender ve ambar ticaretinin çok büyük boyutlara ulaştığını da vurgulayan Kaymakam Perçi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu yolla tarihi yüzlerce serender ve ambar yurtdışına kaçırıldı. Serender ve ambarlar önce sökülüyor. Sonra parçalanıp, düz kalaslar ayrılıyor. İşlemeli olanların alıcıları farklı olduğu için onlar çok daha büyük paralara satılıyor. Sadece bizim ilçemizde 56 köy var. Şu anda 20 köyde bir tane dahi serender ve ambar kalmadı. Geri kalan köydeki ambarların hepsini aldık. Alamadıklarımızı da kayıt altına aldık.”