ALTIN 270,65
DOLAR 5,7541
EURO 6,3379
BIST 104.922
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Rize 21°C
Az Bulutlu

YAYLALARIMIZ

Yaylalarımız

Çok eski yıllardan günümüze kadar devam ede gelen, bir gelenekti yaylacılık. Köylerdeki arazinin konumu hayvanlar için yeterli beslenmeye elverişli değildi.Hem hayvanların daha iyi beslenmesi hem de insanların hayvansal yiyecek ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla yaylalara çıkılırdı.

 Ancak yirmi yıl öncesine kadar bütün canlılığı ile devam eden o, yayla yaşamı bugün kaybolmaya yüz tutmaktadır. Bunun nedeni ise hayat şartlarının değişmesiyle hayvancılığın insanların geçimini sağlamasında yeterli olmamaya başlaması ve insanların köy hayatını terk edip şehirlere göç etmesidir. Böylece hayvancılık yavaş yavaş yok olmaya başlamış, dolayısıyla peşinden yaylacılığında yok oluşuna neden olmuştur. Şehirlere göç eden insanlar eski yılların özlemiyle tatillerini geçirmek, büyük kentlerin gürültüsünden kurtulmak ve doğayla baş başa kalmak için yaylalara çıkmaya başlamışlardır. Bu sayede diğer insanlarında yaylalarda ki güzelliklerden haberi olmuş ve yaylalara turistik amaçla geziler düzenlenmeye başlanmıştır.

 YAYLA HAYATI Yayla hayatı haziran ayının başından eylül ayının ilk haftasına kadar sürüp giden üç aylık bir dönemi kapsar. Havalara göre bu süre azalıp, kısalabilir. Yaylada günlük hayat çok erken başlar. Sabah erken kalkılıp, sığırlar sağılır, sütün kaymağı alınıp kaymak kabında, kaymağı alınmış süt ise peynir kazanında biriktirilir. Güneş doğarken hayvanlar çözülür ve otlatmaya götürülür. Hayvanlar otlak alanına götürüldükten sonra ahırın gübresi temizlenir. Gübrenin temizlenmesinde ağzı geniş bir kazma ile “süpürgelik” denilen süpürgeler kullanılır. Ahırın ortasında toplanan gübre, evin önünde biriktirildiği gibi sepetlerle çaylıklara götürülüp serpilir. Bazen de günlük gübre ahırın iç duvar yüzeyine ya da taşların üzerine yapıştırılarak kurutulmaya bırakılır. Bir müddet sonra kuruyan gübreler “tezek” haline gelir. Bunlar odunun yanında ek yakacak olarak kullanılır. Yaylacının günlük işlerinin başında, sağılan sütü değerlendirmek gelir. Peynir kazanında toplanan kaymağı alınmış süt, belli bir kıvama geldiğinde peynir yapılır. Peynir suyu kaynatılarak tülbentten yapılmış minci torbalarına dökülerek süzdürülür. Bu şekilde elde edilen peynir ve minci tuzlandıktan sonra kaplara konulur. Kaymak kabı dolduğunda yayık yapma zamanı gelmiş demektir. Yayık vurma işi için yaylacı, diğer komşuları yardıma çağırır. Genellikle her yaylada ortak olan birkaç yayık bulunur. Atma türkülerle şenlenen yayık evinde elde edilen yağ, yıkanıp tuzlandıktan sonra yağ kaplarına basılır. İkindiden sonra otlağa götürülen sığırlar toplanarak eve getirilir ve bağlanır. Sisli havalarda sığırların yerini tespit etmek için orta büyüklükte çıngırak takılır.

YAYLA TURİZMİ Rize; dik yamaçlı vadileri, doruklarına ulaşılabilir dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri, kaleleri ve coşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir. Yaylalar rafting, trekking, kayak, kano gibi sporların yapılabileceği turizm etkinliğine uygun bir doğaya sahiptir. Yaylalar; Kaçkar sıradağlarının eteklerinde Çamlıhemşin ve İkizdere ilçelerinde yorgun bir biçimde yer alan yaylalar iyi korunmuş özgün mimarili evleriyle bulutların ötesinde bir yasam sunar izleyenlere. Bu yaylalardan Ayder, Aşağı Yukarı Kavron ve Anzer yaylaları ’Turizm Merkezi’dir”.Bu yaylalar özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olur. Dağ Sporları; Kaçkar dağları Türkiye’nin dördüncü büyük dağıdır. Alp dağları silsilesindedir. Yürüyüşler, dağ tırmanışları için uygun bir ortam oluşturur. Flora ve fauna olarak da çok güzel bir yapıya sahiptir. Rafting; Rize’nin derelerinde özellikle Fırtına ve İyidere ‘de karlar eridiği zamanda rafting yapılmaktadır. Termal Turizmi; Doğu Karadeniz’in tek kaplıcası Ayder dedir. Birçok hastalığa iyi geldiği tıbbi raporlarla kanıtlanan kaplıca ilgi odağıdır. Ayrıca içmece olarak Rize zengindir. Özellikle Andon içmecesi, böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir. İkizdere Ilıca köyünde de sıcak su sondaj çalışmaları devam etmektedir. Kuş ve Kelebek Gözlemciliği; Kaçkarların zengin florası yanında kus ve kelebeklerin fazlalığı bu etkinliğin yapılmasına fırsat verir. Özellikle İkizdere, Çamlık Bölge’si bu aktivite için çok iyi bir ortam oluşturur. Safari; Bu bölge safari için en güzel doğal parkurlara sahiptir.

KAÇKAR MİLLİ PARKLARI Fauna açısından zengin olan Kaçkar Dağlarında yaban keçisi, kurt, ayı, domuz, tilki, geyik, sansar, çakal, kuşlardan sülün, kartal, doğan, atmaca, şahin, yaban tavuğu vb. yaban hayvanları bulunmaktadır. Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında Karadeniz’den ayrılarak Hemşin, Fırtına ve çağlayan dereleri boyunca sadece yumurta bırakmak için seyahat eden denizalalarının derelerdeki üreme faaliyetlerini görmek ve izlemek dikkate değer bir olaydır. Her yıl yumurtalarını söz konusu derelerin aynı yerlerine bırakan denizalaları Ağustos ve Eylül aylarında tekrar denize dönmektedirler. Kaçkar Dağları’nda yükseltinin kısa mesafelerde artması yaylacılık etkinliklerine bağlı bir takım geçici yerleşmelerin de kurulmasına doğrudan etkili olmuştur. Ülkemizin önemli zirvelerinden birisine sahip olan Kaçkar Dağları’nda aktüel buzullaşmanın ve diğer doğal değerlerin zenginliği dağcıları, turistleri ve bilim çevrelerini buraya çekmiştir. Başta Fırtına Deresi ve Hemsin Deresi olmak üzere; bitki çeşitliliği ve zenginliği ile fauna çeşitliliğinin yoğunlaştığı bütün vadiler görülmeye değer niteliktedir. Fırtına Deresi vadisi’nde yer alan Zilkale Harabeleri kültürel acıdan önemli bir değer taşır. Aynı zamanda yörenin sosyal, kültürel ve ekonomik mekânsal görüntüsünü sergileyen yayla yerleşimleri hem doğaya uyumu, hem de mimari değerleri ile ziyaretçileri etkileyici özellikler taşımaktadır.

RİZEDE Kİ BAZI YAYLALAR Ayder, Çağırankaya, Elevit, Palovit, Trevit, Ovit, Amlakit, Hodeçur, Samisdal, Pokut, Çat, Haçivanak, Karmik, Hemşin, Başyayla, Ortayayla, Verçenik, Avusor, Kaçkar, Yukarı Kavron, Aşağı Kavron, Hazindak, Çiçekli, Çaymaçakur, Sal, Varda, Gölyayla, Cimil, Hazindağ, Ambarlı, Çahperik, Kito, Karap, Kale, Gürmanuman, Varoş, Çermeşk, Dahter, Anzer, Aşağı Faso, Yukarı Faso, Meleskur, Merçel, , Nafkar, Manle, Kotençur, Ambarlık Ayder Yaylası 1. 350 m. yükseklikteki Ayder yaylası Karadeniz yaylalarının en bilinenidir. Her türlü alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla kasaba görünümündedir. Zengin flora ve faunasının yanı sıra kaplıcası ile ünlenmiştir. 50 C derce sıcaklıkta kaplıca suyu; romatizma, kadın hastalıkları ve mide rahatsızlıklarına şifa olmaktadır. Kaçkar dağlarına tırmanış güzergâhında bulunan yayla çevresinde, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, ayı, kurt gibi yaban hayvanları yaşadığı ortamda izlenebilir. Her yıl Ayder şenlikleri düzenlenmektedir. Elevit Yaylası Tipik yayla evlerini görebileceğiniz Elevit 1800 metre yüksekliktedir. Çoğunlukla büyük kente göçmüş yöre insanları yaz sezonunda iki-üç aylığına bölgeye gelir. Konaklama imkânı bulunur. Elevit’te birçok eğlence düzenlenir. Bu eğlencelerin başında horon gelir. Gündüz; yayla gezisi, piknikler ve futbol müsabakaları yapılır akşamları ise horon oynanır.Palovit Yaylası Palovit Yaylası, Trovit Yaylası’nı geçtikten sonraki aşıttan aşağıya doğru inilerek ulaşılan bir yayladır. Palovit yaylaları günümüzde de hayvancılık faaliyetlerinin yürütülmesi itibariyle “yayla” sıfatını koruyan ve geçiş noktası olması itibariyle önemli bir yayladır. Palovit yaylalarındaki mimari yapı geleneksel taş işçiliğinden örnekler taşısa da, eski özelliğini yavaş yavaş yitirmektedir. Kavron Yaylası Kavrun yaylası 2240 m yükseklikte bulunan Rize ilinin en büyük yaylasıdır. Kaçkar Dağının eteklerinde olması ve araba yolunun çıktığı en yakın yayla olmasından dolayı yayla turizminde de birinci sırada yer almaktadır. Rize ilimizde bulunan üç turizm merkezinden birisidir. 240 ev bulunan yaylamızda yaz sezonunda nüfus değişkenlik göstermektedir. Ağustos ayında 2500–5000 kişi arasında değişmektedir Yaylamızda Ağustos ayının başlarında başlayan ve Eylül ayının ilk haftasın da sona eren şenliklerimiz yapılmaktadır. Yöresel bu şenliğimizin ismi”vartevor” olarak geçmektedir. Vartevor zamanı birçok yerli ve yabancı turisti ağırlayan Yukarı Kavrun Yaylası diğer yaylalara da en yakın geçiş yoludur. Kavrun Yaylası beş bin yıl önce buzullarla kaplı bir vadi olduğu jeologlar tarafından söylenmektedir. Haçivanak Yaylası Haçivanak doğallığı bakımından en bakir olan yaylalardandır. Bu yaylaya ulaşmak için; arabayla Elevit’e kadar geldikten sonra sağ kol üzerinden Tafteni yaylasını geçerek bir saat kırk beş dk. Yürümek gerekir. Daha önceleri burada ki ev sayısı 150’nin üzerindeydi. Çığ ve aşırı yağan kar sonucu birçok ev yılıkmış ve bir o kadarı da yıkılmaya yüz tutmuştur. Eğer araba yolu olsaymış birçok ev yok olmaktan kurtarılabilecekmiş. Anzer Yaylası Rize’nin İkizdere ilçesinin 39 km. güneyindedir. İkizdere-Dereköy arasını 4 km. asfalt, 25 km. ham toprak yoldur. Yaz aylarında dolmuş bulunabilir. Anzer Yaylası, muhteşem doğası ve dünyaca ünlü Anzer Balı’nın yanı sıra çok sayıda endemik türde çiçeğe ev sahipliği yapmaktadır. Yaylada 500 e yakın türde çiçek bulunmaktadır. Ayrıca Anzer Yaylası kuş gözlemciliğine de imkân tanımaktadır. Pokut Yaylası Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırır. Yaylada hayvancılık yoktur. Sakinleri Ağustos ayı boyunca yaylaya çıkıp evlerini şenlendirir ve birkaç günlük tatillerini burada geçirir. Onun için yayla yaşantısının biraz modernleştiği göze çarpar Karanlık çökmeden Pokut sırtına tırmanışa geçilirse Karadeniz’de günbatımı bu kez deniz kenarından değil, iki binli metrelerden seyredilebilir. Çağırankaya Yaylası Rize’nin İkizdere İlçesinin 25 Km. doğusundadır. Yaz aylarında dolmuşlarla gidilebilen yaylaya güzel manzaralı toprak yolla ulaşılmaktadır. 3200 m. rakımlı Çağırankaya yaylası, adını düz konumdaki yaylanın çevresindeki dik yamaçlı kaya ve uçurumlarla ses yankısı oluşmasından almıştır. Elektrik ve telefon gibi altyapıya sahip olan Çağırankaya yaylasında, bakkal, kasap, kır kahvesi işletilmektedir. Yaylada konaklama yeri yoktur. Kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan et ve süt mamulleri, ekmek satın alınabilir. EKİM 2009

Hazırlayan :Sema SİPAHİOĞLU