ALTIN 277,84
DOLAR 5,7971
EURO 6,4953
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Rize 22°C
Parçalı Bulutlu

ARICILIK

BALARISI
Dünyada 100.000 dolayında böcek türü taksonomik olarak sınıflandırılmıştır. Bu 100.000 tür içinde 23.000 dolayında arı türü bulunmaktadır. Bal arıları evrimleri süresince diğer böcek türlerinden farklılık göstererek kendilerine has morfolojik ve anatomik yapılarını geliştirmişlerdir. Örneğin bal arılarında polen toplamaya yarayan polen sepetçiklerinin oluşması, nektar ve polenle beslenmeye geçiş bu farklılaşmanın en tipik örnekleridir.
Hayvanlar aleminin böcekler sınıfında yer alan bal arısının taksonomisi aşağıda verilmiştir.
Alem (Kingdom) :Hayvanlar (Animalia)
Şube (Phylum) :Eklembacaklılar (Arthropoda)
Alt şube (Subphylum) :Antenliler (Antennata)
Sınıf (Class) :Böcekler (Insecta)
Takım (Order) :Zar kanatlılar (Hymenoptera)
Familya (Family) :Arılar (Apidae)
Cins (Genus) :Bal arıları (Apis)
Tür (Species) :Bal arısı (Apis mellifera)
Apis cinsi içinde “Batı” bal arısı olarak adlandırılan Apis mellifera dışında 3 tür daha bulunur ki bunlar “Doğu” bal arısı türleri olan; Apis cerana, Apis dorsata ve Apis florea’dır.
Dünya bal üretiminde A. Cerana’dan kısmen yararlanılırken üretimin tamamına yakın kısmı A. mellifera kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Diğer 2 tür ise kovana alınamamış olup doğal yuvalarda tek bir petek üzerinde yaşamaktadırlar.
Arı taksonomisinde türden sonra ırklar yer almaktadır. Örneğin Anadolu ırkı, Apis mellifera anatolica olarak ifade edilir.
Pratik Bilgiler
Arıcılıkta uzun yılların tecrübesine dayanan püf noktalarını bilmek hem verim artışı hem de arıcılığın daha emniyetli yapılmasını sağlar.
İyi bir arıcı kendini sürekli geliştirmeli ve yeni bilgilerle donatmalıdır. Bunu yaparken en büyük kaynağı tecrübeli diğer arıcılar olmalıdır. Araştıran, yeni yöntemler keşfeden ve ulaştığı pratik bilgileri diğer arıcılarla paylaşan arıcı her zaman kazanır.
1-Arı Birleştirme
İki ya da daha fazla kovandaki arayı, tek kovanda toplama işine arı birleştirme denir. Arı kovanlarını birleştirme iki nedenle yapılır. Birincisi anası ölmüş kovanlar anası olan bir kovanla birleştirilerek sönmeleri önlenir. İkincisi ise zayıf iki kovan birleştirilerek tek ve güçlü bir koloni oluşturulur. Arılıkta her zaman çok sayıda zayıf kovan yerine, az sayıda güçlü kovan bulundurmak daha avantajlıdır. Güçlü kovanlar hastalıklara ve zararlılara karşı daha dirençli olur. Bal toplama mevsiminde arı sayısı fazla olan kovan daha çok bal taşır. Ayrıca güçlü kovanlar kış şartlarına daha iyi dayanır.
Birleştirilmesi düşünülen iki kovanın birbirlerine olan yakınlık mesafesi yavaş yavaş azaltılır ve yanyana getirilir. Hava koşullarının izin verdiği müsait bir akşam üstü, bütün arılar kovanlarında olduğu bir zamanda birleştirme işlemine başlanır.
İki ya da daha fazla sayıdaki arı kolonisini birleştirmenin bir çok yöntemi vardır; gazete kağıdı ile birleştirme, elek teli ile birleştirme, un ile birleştirme gibi. Ama en pratik ve zahmetsiz birleştirme şekli koku ile birleştirme usulüdür.
Bilindiği gibi arılar yabancı arıları kokularından tanırlar. Birleştirilen iki arı kolonisinin kavga etmemesi için kokularının aynı olması gerekir. Bunun için içine koku katılmış şerbet iki kovanın içine de püskürtülür. Ya da oğul kokusu ya da benzeri arıların rahatsız olmayacağı kokuya batırılmış bir parça pamuk iki kovana da konarak bir süre beklenir. Hatta çok az sıkmak kaydıyla insanların kullandığı normal parfümle de bu bu amaçla kullanılabilir.
İki koloninin kokusu da birbirinin aynısı olduktan sonra daha zayıf olan kolonideki çerçeveler arılarıyla birlikte alınarak, diğer kovanın içine yerleştirilir. Eğer iki kolonide de ana arı varsa, daha genç ve sağlıklı olanı bırakıp diğer anayı öldürmek gerekir. Analardan birisini öldüremezsek iki ana kavgaya tutuşur ve muhtemelen genç ve güçlü olan ötekini öldürür. Arılar birleştirildikten sonra bir kaç gün beslenirlerse hiç kavga etmeden ortak yaşamlarına problemsizce devam ederler.
2-Arıları Besleme
Modern arıcılığın geleneksel arıcılıktan ayrıldığı en önemli yönlerinden birisi, gerekli hallerde arıların rahatlıkla beslenebilmesidir.
Besleme ilkbaharda arıların kovandan çıkmaya başladığı zamanlarda ana arıyı yumurtlamaya teşvik etmek için yapılır. Anaarının mümkün olduğunca erken ve çok yumurtlamaya başlaması, koloniyi güçlendirir büyük bal toplama mevsiminde verim artışına neden olur. Sonbahar beslemesi ise arının kışlık yiyeceğinin tamamlanması ve yine anaarıyı yumurtlamaya teşvik ederek kışa genç arılarla girmek içindir.
İlkbahar da hazırlanacak şerbet 1 ölçü su 1 ölçü şeker şeklinde yapılır. Sonbaharda ise şeker artırılır, 1 ölçü su 2 ölçü şeker şeklinde yapılır. Buradaki ölçü hacim ölçüsüdür. Yani 1 kg suya 1 kg şeker şeklinde anlaşılmamalıdır. Herhangi bir kaba doldurarak ölçtüğümüz şeker ve suyun birbirine oranı anlamındadır. Mesela 1 bardak şekere, 1 bardak su katılmalıdır.
Yapılan şerbete bir miktar bal katılırsa bu arıların şerbeti almalarını kolaylaştırır.
Şerbet Hazırlama
Şerbet temiz su ile yapılır. Bunun için önce su kaynatılır. Kaynatılmış suyun bir müddet soğuması beklenir. Parmağı yakmayacak derecede ılık suya şeker veya bal ilave edilir. Şerbet, şeker iyice eriyinceye kadar karıştırılır, kesinlikle tekrar kaynatılmaz. Kaynatılmış şerbet, arılarda sindirim yolu bozukluklarına sebep olmaktadır.
Şerbet arılara havanın ılık olduğu bir akşam üzeri verilir. Şerbetin fazla sıcak ya da soğuk olmaması gerekir. Verilecek şerbetin miktarı arıların tüketim gücü gözönünde bulundurularak ayarlanır.
Şerbet vermek için çok çeşitli yemlikler kullanılabilir. Eğer arıcının elinde yemlik yoksa pratik olarak olarak bir kavanozun kapağına ince çiviyle delik açılır. Şerbet kavanoza konur, kapağı sıkıca kapatılır ve kapak yemleme deliği üzerine gelecek şekilde konur.Ya da kabarmış bir peteğin hücrelerine şurup dökülür ve bu petek arıları üşütmemeye dikkat ederek kovan içine konur.
Herhangi bir nedenden dolayı arıların beslenmesi ihmal edilirse ve havanın çok uygun olmadığı bir zamanda arıların beslenmesi gerekirse, şeker şerbeti yerine arı keki kullanmak gerekir. Çünkü arıların dışarı çıkamadığı havalarda şerbet vermek, koloninin ishal ya da dizanteri olması ihtimalini artırır.
Kek Hazırlama
Süzme bal ile pudra şekeri bir kabın içinde yoğrularak arı keki elde edilir. Ekmek hamuru kıvamına gelen kek naylon poşetlere sarılır. Poşet kovana temas edecek yerinden yırtılarak yemleme deliği üzerine konur.
Kek Formülleri
3 kg bal + 1 kg polen + 6 kg pudra şekeri
3 kg bal + 1 kg yağsız süt tozu + 6 kg pudra şekeri
3 kg bal + 6 kg pudra şekeri + 400 gram yağsız süt tozu + 20 gram polen ya da arı vitamini
3-Ana Arı Üretme Yöntemleri
Bir arı kolonisinin verimi, kovandaki işçi arılarının çokluğuna, işçi arıların varlığıda doğrudan doğruya ana arının kapasitesine bağlıdır. Kısacası kovan demek, ana arı demektir.
Arı ailesinin anası herhangi nedenden dolayı telef olduğu zaman, o kovan kısa zamanda söner gider. Ananın ihtiyar, sakat veya hasta olması da kovanı olumsuz etkiler.
Ana arının yokluğu, kovan tarafından farkedilir farkedilmez arı ailesine bir miskinlik çöker.
Usta bir arıcı, kovanın anasız kaldığını dışarıdan, uçuş deliğine bakarak anlayabilir. Zira, işçi arıların artık kovana çiçek tozu taşımadıkları, fakat önemli bir şeyi kaybetmişler gibi şaşkın şaşkın birer ikişer girip çıktıkları görülür.
Gerek arı ırklarının ıslahı, gerekse anaya ihtiyaç duyan arı aileleri için gerekli anaları çeşitli yöntemler kullanarak üretebiliriz.
Birinci Yöntem: İlkbaharda bir kovanın öksüz kaldığı anlaşılırsa, nitelikleri iyi olan bir kovandan henüz larva haline gelmemiş taze yumurtaları olan bir çerveve alınır. Çerçevenin üzerindeki arılar hafifçe süpürülür. Bu çerçeve soğuğa ve rüzgara maruz kalmadan yetim kovana götürülür. Çerçeve dikkatlice arıların en yoğun olduğu yere kovan ortasına yavaşça konur. Çerçevenin üzerine kalemle verildiği tarih yazılır. Verilen yumurtalı çerçeve ile onun her iki yanındaki çerçeveler arasında normalden birkaç milim daha fazla açıklık bırakılır. Kovanın beslenmesine ve sıcaklığına dikkat edilir.
3-5 gün sonra kovana bakıldığı zaman işçi arılar tarafından ana çerçevesindeki yumurtalı hücrelerin bir kısmının ana memeleri haline getirildiği görülür.
16 gün sonra yapılacak muayenede genç bir ananın ürkek ürkek çerveler üzerinde dolaştığı görülür. Öksüz bir kovana en pratik ana verme yöntemi budur.
Bu yöntemin en kötü yanı, arı ailesinin ortalama 20 gün çoğalma faaliyetinden geri kalmasıdır. Ayrıca bu işlem erkek arıların ortaya çıktığı zamandan daha önce de yapılamaz. Ana çıktığında daha erkek arılar ortada yoksa genç ana çiftleşmek imkanını bulamaz.
İkinci Yöntem: Ana, ancak oğul mevsimine doğru elde edilebilir. Bu da, oğula meyleden kovanlardan üzeri kapatılmış ana memeli çerçeveleri alarak aynı şekilde diğer anasız kovana vermek suretiyle yapılır. Bu usul, kuşkusuz daha pratik ve kolaydır. Fakat bu yönteme göre arı ailesini oğula bırakmak gerekir ki; modern arıcılıkta buna izin verilmez.
Üçüncü Yöntem: En problemsiz ve uygulaması verimli olan yöntem elde doğrudan yedek ana arı bulundurmaktır. Bunun için elde ruşet kovan denilen küçük kovanlar olması gerekir. Ama bu kovanlarda arı kolonisini uzun süre tutmak, hele hele arıyı kışlatmak zordur.
Bunun için normal bir kovan ya da ballık alınarak bölme tahtasıyla üçe ya da dörde bölünür. Bölme tahtalarının ortası açık bırakılarak buralara sinek teli çekilir. Bu sayede hem arı kolonileri kışın birbirlerinin ısılarından yararlanırlar hem de kokuları aynı olacağı için birleştirildiklerinde kavga etmezler.
Her bölüm için kovanın başka yüzüne bir uçma deliği açılır. Bölmelere güçlü kovanlardan alınan üzerinde larva haline gelmemiş taze yumurtası bulunan çerçeveler arılarıyla birlikte konur. Her bölme ayrı koloni şeklinde çalışacağı için kendilerine ana arı yaparlar. Böylece üç veya dört analı tek bir kovan elde edilmiş olur.
Bu kovanın beslenmesine ve sıcaklığına dikkat edilerek kışa sokulur. Ertesi ilkbaharda ana arı ihtiyacı olan kovanlara eldeki yedek analardan alınarak verilir. Anası alınan bölüm ya diğer bölümle birleştirilir ya da yeni ana yapması sağlanır.
Dördüncü Yöntem: Bu yöntem, bir çerçeve üzerine birçok ana memeleri yaptırıp; analı memeleri ihtiyacı olan kovanlara aşılamaktan ibarettir.
Dört parça hazır petek el biçimi ve genişliğinde kesilerek birer parmak aralıklı olarak dilim dilim, bir çerçevenin üst çıtasına erimiş mum akıtılarak bağlanır.
Bu çerçeve, genç analı güçlü bir kovanın ortasına, yumurta konulmuş iki çerçevenin ortasına bırakılır. Birkaç gün içinde işçi arılar bu dilimleri birbirine kavuşturup, hazır petekleri ana arının yumurta koyacağı hale sokarlar. Ana arı kabartılmış gözlere hemen yumurtlar.
Yumurtalı çerçeveler kovandan geri alınır. Bu işi yaparken, çerçeveyi silkeleyip de yumurtaları telef etmemeli, sadece üzerindeki arılar yavaşça süpürülmelidir.
Şayet gömeçlerin alt kısmında yumurta konmamış gözler varsa; taze yumurtalar kenara gelecek şekilde, keskin bir bıçak ısıtılarak boş kısımlar kesilmelidir.
Bu çerçeve dikkatli bir şekilde, anası alınmış bir kovanın ortasına konur. Anasız kalan kovan verdiğimiz bu çerçeveyi uygun bularak derhal birçok hücreleri ana memesi olarak beslemeye başlar.
9-10 gün sonra, mühürlenmiş ana memelerini oluşturan bu çerçeveden istediğimiz bir memeyi etrafında 1-2 cm peteği ile birlikte keserek anasır bir kovanın uygur göreceğimiz bir çerçevesine monte edebiliriz. Montaj işi biraz dikkat ister. Ana memesinin çerçevedeki duruşu nasıl idiyse, öyle konur. İki gün sonra ana memesi verdiğimiz kovanı gözden geçirdiğimizde meme sağlam ise, aşımız tutmuş demektir. Üç gün kadar sonra da genç ana, yüksüğün başını delerek çıkmış olur. Ya da arılar, verdiğimiz yüksüğün yanını deliverirler. O zaman yeniden ana memesi aşılamalıyız.
Ana Arı Verme Yöntemleri
Gerek koloni ana arılarının değiştirilmesi gerekse kovan sayısını çoğaltmak amacıyla yeni oluşturulan kolonilere ana arı kazandırılmasında değişik yöntemler uygulanabilmektedir.
Küçük koloniler yeni bir ana arıyı daha kolay kabul ederken güçlü koloniler benzer kolaylıkla kabul etmeyebilirler. Ana arı kabulüne kovan içi ve dışı şartlar etkilemekle birlikte yumurtlayan bir ana arı yumurtlamayan bir ana arıya göre daha kolay kabul edilir.
Yeni bir ana arı verilecek koloninin eski ana arısı dışarı alınıp öldürülmelidir. Ana arısı daha önceden herhangi bir nedenden dolayı yok olmuşsa bu kolonide bulunan ana arı yüksüklen bozulmalıdır. Bu işlemlerden sonra bir koloniye ana arı kazandırmanın en emin yolu ana arının kafes içinde verilmesidir. Bu amaçla ana arı kafesi, arıların yoğun bulunduğu yavrulu iki çerçeve arasına kafesin delikleri (aralıkları) çerçeve boşluğuna ve kafesin kekli bölmesi kovan tabanına bakacak şekilde yerleştirilir. Kafesin kek içeren kenarındaki ince kısım kesilerek arıların keki yemesi sonucu ana arının kendiliğinden serbest kalması ya da ana arı kafesinde kesme işlemi yapmadan ana arının koloniye verilişinden iki gece sonra kafesin çerçeveler üzerinde arıcı tarafından açılarak ana arının serbest kalması sağlanır.
Ana arının kafes içinde kolonide iki gece geçirmesi ana arının kabulü için yeterlidir. Ancak çok güçlü kolonilerde ana arının red edilebilme riskini yok etmek için; en üst katla altındaki kat arasına çivi ucu ile delinmiş gazete kağıdı konularak ana arı yine kafes içinde 3-4 arılı-yavrulu çerçeve bulunduran üst katta kabul ettirilir ve 2-3 gün sonra katlar arasındaki gazete kağıdı kaldınlarak koloni yeniden düzenlenir.
Eğer arazide nektar akımı az ise, ana arı kafesi konulduktan sonra koloniyi şurupla beslemek ana arının kabul edilmeme riskini azaltır.
Eğer ana arı kafesi bulunmuyorsa, pratik olarak bir kibrit kutusu da bu iş için kullanılabilir. Kibrit kutusunun etrafına havalandırma ve ana arının beslenmesi için delikler açılır. Ana arı kafesinde olduğu gibi içine ana arı konulan kibrit kutusu yavrulu çerçevelerin arasına konur. Arılar 2-3 gün içinde kibrit kutusunu parçalayarak ana arının dışarı çıkmasını sağlarlar.
Başka bir yöntem de şerit şeklinde kesilmiş suni petek parçasını kıvırarak ana arı yüksüğüne benzeyen bir şekil elde ederek ana arıyı bunun içine koymaktır. Petek yine ana arının hava alması ve beslenmesi için çeşitli yerlerinden delinir.
Dünyada 100.000 dolayında böcek türü taksonomik olarak sınıflandırılmıştır. Bu 100.000 tür içinde 23.000 dolayında arı türü bulunmaktadır. Bal arıları evrimleri süresince diğer böcek türlerinden farklılık göstererek kendilerine has morfolojik ve anatomik yapılarını geliştirmişlerdir. Örneğin bal arılarında polen toplamaya yarayan polen sepetçiklerinin oluşması, nektar ve polenle beslenmeye geçiş bu farklılaşmanın en tipik örnekleridir.