ALTIN 279,39
DOLAR 5,8398
EURO 6,5110
BIST 98.035
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Rize 20°C
Sağanak Yağışlı

ESKİ DÜĞÜNLER

Düğün Günü, Örf ve Adetlerimiz

Sabah gelin almaya gidilir önce gençler giderler ve adetten baklava isterler, gençler bir araya gelir yerlerdi. Bu adete apandi denirdi.

Gelin evden çıkmadan önce evin ortasında sandalyeye oturur, ekseriyetle erkek kardeşi kaldırma parasıister, pazarlık ve şakalar yapılır ve anlaşma sağlandıktan sonra gelini kaldırır ve besmele ile evden çıkar.

Gelin evinden erkek evine gidilirken bayanlar şemsiye bulundururlar (yağmur yağmasa dahi). Düğünde çanta ve şemsiye, bayanlarda çok önemli aksesuardır. Gelin giderken kız tarafı yakın akrabaları muhtelif yerlerde yol kesebilir. En önemlisi gelinin erkek kardeşi yol keser ve iyi para alır. Duruma göre tulum (müziği) eşliğinde yol havası ile gidilirdi.

Düğün alayı erkek evine yaklaşınca bütün bayanlar şemsiyeleri kapatır, sadece gelinin şemsiyesi açık olur. Erkekler önden giderler ve düğüncübaşı eve 100-200 metre kala şakalar yaparlar ve damat tarafıdüğüncübaşı ile ilginç esprili şakalar ve senaryolar konuşurlar. Kız tarafının düğüncübaşı damadı ister ve düğün alayına hoş geldin demesini ister, kız düğüncübaşı yola halı serilmesini isteyebilirdi. Gelin düğüncübaşı talepleri yerine geldiğinde eve girerler ve sıra bayanlara gelir. Gelin tarafı bayan düğüncübaşısı, damada gelip hoş geldin demesini ister. İkinci defada eve iyice yaklaşılır, damat ikinci gelişinde tekrar hoş geldiniz der, gelinin yanına kadar gelir cebinden çıkardığı bozuk paraları (pirinç taneleri ve kağıt parçacıkları karışık) gelin şemsiyesi üzerine üç kere döker ve damat şemsiyesini kapatıp eline verir, gelini elinden tutup eve götürür. Yere düşen paraları özellikle genç kızlar kapmaya çalışırlar çünkü bu paraları saklayana kıza görücü getirdiğine inanılırdı.

Kapıda kayınvalide şeker şerbetli tası ile bekler, gelin elini batırır ve kapının üstündeki kirişe sürmesini sağalar böylece gelin, yeni evine tatlı girmiş olur ve kaynana ile ilişkilerinin hep tatlı geçeceğine inanılırdı! Oysa…

Bundan sonra artık silah yarışı başlar, havaya ve saçak kiremitlerine ateş edilir. Erkekler ve bayanlar eve yerleşirler.

Yemek masası kurulur. İlk kız tarafı  düğüncübaşı ile erkekler yemeğe otururlar ve yine iki erkek düğüncübaşı bilumum şakalar ve senaryolarla tepsilerle baklavalar, silah, para vs. (senaryoya göre değişir) istenirdi. En son damat çağırılır ve afiyet olsun dedikten sonra yemeklere başlanır. Damattan ayrıca şarjöre mermi doldurması istenirdi. Erkeklerden yemeğini yiyenler horona başlardı. Bayanlar yemeğe geçtiklerinde benzer şakaları bayan düğüncübaşı olanlar yaparlardı. Genellikle yemek en son çocuklara yedirilirdi.

Erkekler dışarıda veya salonda tulumla horon oynarken bayanlar da gelin  damatla odalarda eğlenirlerdi. Horoncular oynarken “enişteeeeeeeee” veya “eniştenin babasıııııııı”  diye nara atılarak horona iştirak ettirilerek horon daha da canlanırdı.

Gece geç saatlerde genelde düğüncüler dağılır, gelin ve damat tarafının yakınları kalırlar, geç saate kadar yada duruma göre sabaha kadar eğlence devam ederdi. Bu arada erkekler ve bayanlar birlikte otururlar ancak birlikte oynamazlardı. Son zamanlara doğru gençler birlikte oynamaya başlamıştır.

Gelini üç gün sonra kardeşi gelir alır baba evine götürürdü.

……………………………………………………………………………………………..

Evlenme

 

Gençlerin fikri alınsa da, görücü usulüyle evlenme yaygındır. Ancak kız istemediğinde kaçma, kaçırma da görülebilmektedir. Az da olsa “berdel evlilik” vardır. Başlık parası artık kalmamıştır. Yakın zamanlara dek yabancılarla kız alıp vermekten kaçınılmış ama artık bu da aşılmıştır.

Düğün adetleri de kaybolmaya yüz tutmuş, ancak horon, kemençe ve tulum önemini hiç yitirmemiştir. Kemençe ve tulum ayrı ayrı çalındığı gibi birlikte de kullanılır.

Bir kültüre göre özetle, Genelde süreç şöyle gelişir: Kız istenir, söz kesilir ve düğün tarihi kararlaştırılır. Düğün mümkün olduğunca çabuk yapılır. Düğün öncesi kız evinde kına gecesi yapılır. Kız evinden oğlan evine, oğlan evinden de kız evine bohçalar gönderilir ve bu sayede bahşiş alınır. Oğlan evine varıldığında damat, alayı karşılar, gelinin üstüne para ve çerez serper. Bu karşılamalar, esnasında silahlar atılır. Gelin bir yakınıyla gelmiştir. Genellikle o akşam dini nikâh yapılır. Düğünden üç gün sonra gelin evine gidilir.