ALTIN 271,6857
DOLAR 5,6551
EURO 6,2645
BIST 95.286
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Rize 26°C
Gök Gürültülü

ESKİ BAYRAMLAR

Nerde Eski Bayramlar

Eski bayramlar deyince hemen hemen hepimizin aklına kapıda bizi karşılayan büyüklerimizin bir elinde kolonya şişesi diğer elinde bir kase içinde duran renkli renkli şekerler gelir.Hele o şekerlerin arasında birde çikolata varsa işte asıl o zaman bayram, bayram olurdu..

Tabii bayram gelmeden arefe dönemini yaşardık önce.Her yer güzelce temizlenirdi.Evler boya yapılırdı.Avlular bir güzel temizlenirdi.Hamurlar yoğrulur yufkalar açılır baklavalar yapılırdı. Bizlerde bayramlıklarımızı alır başucumuza koyardık.Sabah erkenden kalkılıp o yeni alınan bayramlıklarımızı giyebilmenin heycanını yaşardık.

Sabah olunca bir çırpıda giyerdik üzerimizi ve hemen köyden aşağı inerdik.Herzamanki arkadaşlarımızla buluşur ya oyun oynardık yada köydeki tüm evleri gezer hem bayramlaşır hem şeker toplardık..Harçlık beklemezdik kimseden. Zaten kimsenin de verecek pek durumu yoktu.Sonra kendi aramızda konuşurduk şu hala yada şu amca hem şeker hem çikolata veriyor sizde gidin bayramlaşıp alın derdik. Farklı yada çok şey veren evin kapısı tüm köy çocukları tarafından kesin çalınırdı.

Yolda da her gördüğümüzle bayramlaşırdık.Tanıdık yada tanımadık olsa bile”Bayramın mübarek olsun” cümlesi köyden aşağı inene kadar kaç kişi görmüşseniz hepsine denirdi.Çocuğundan yaşlısına.Yabancılık çekmezdi kimse kimseye karşı..

Köyde büyük salıncaklar kurulurdu.Gençler orda toplanır o heycanı yaşamaya bayılırdı.Büyük iki ağacın arasına asılırdı salıncak.İki kişi de sağdan ve soldan iple onu hızlandırırdı.Taaki o yeter diye bağırıncaya kadar ..Bizlerde giderdik ablalarımızın abilerimizin yanına.Onlar izin verirlerse bizde binerdik salıncağa.

Bayram tebrik kartları gelirdi diğer illerde yaşayan akrabalarımızdan yada biz yazar gönderirdik.O kartı bile almak hediye almış gibi sevindirirdi bizi.

Böyleydi eski bayramlarımız.Peki ya şimdi?

Artık büyüklerimiz yada köyde o güzel bayramları yaşayan bizler ne yapıyoruz?

Bir telefon edip herkesin bayramını kutluyoruz.Yada bilgisayardan kameralı görüntü ile bayramlaşıyoruz.Çocuklar sokak da değil evde bilgisayar başında geçiriyor bayramlarını.Büyüklerinin ellerini öpmekten bi haberler.

Ya tebrik kartlarımıza ne oldu?

Mailler aldı hepsinin yerini.Mail box’lar  bayram tebrikleri ile doluyor.Ama hiç birinin yeri o eski kartları tutmuyor.Tutmayacaktır da.

Lakin tebrik kartı olmasa da kolonyalar şekerler olmasa da en azından büyüklerimizin yaşlılarımızın sevgisini eksik etmeyelim.Bir gün de olsa onları hatırlayalım ellerini öpelim.Sevgiler ertelenirse olmaz.Sevginin değer vermek olduğunu kıymet bilmek olduğunu hatır sormak,kapı çalmak dua almak olduğunu unutmayalım.

Bu güzel anlamlı zamanı kendimize tatil gibi görsekte manevi değerlerimize de sahip çıkmayı unutmayalım.Yolumuzu gözleyenlere hayal kırıklılığı yaşatmayalım.Gelin şu 3-4 günü ömrünü bize adamışlara ayıranları hor görmeyelim..Sevelim ve sevilelim.

Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder,Ailelerinizle birlikte sağlıklı mutlu yarınlar dilerim.. Sevgiler…

Zerrin Morgül -Eylül/2008